Anasayfa Haberler Organik Tarım Hayvancılık Hibe & Destekler Tarım Politikaları Tarım Endüstrisi
Tags & Etiketler



20 Ocak 2009

Organik tarım sisteminin önemli prensiplerinden biri ekim nöbetidir. Ekim nöbeti, belli bir bölgede iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak, en yüksek ve en kaliteli üretimi sağlamak amacıyla değişik kültür bitkilerinin birbirlerini karşılıklı olarak destekleyebilecek ve tamamlayabilecek şekilde ardı ardına yetiştirilmesine denir. Yüksek ürün alınması ise toprak verimliliğinin en üst düzeyde tutulmasıyla sağlanabilir. Tek bir ürün yetiştirilerek tarım yapılan bölgelerde toprak tek yönlü olarak devamlı sömürüldüğünden toprak verimliliği azalmakta, bu da birim alan verimini düşürmektedir. Ürünler uygun bir ekim nöbetine göre yetiştirildiklerinde verim %10 – 15 daha fazla olmaktadır. Organik tarım açısından uygun bir ekim nöbetinden beklenen yararlar şunlardır.

  • Toprak Verimliliğinin Korunması ve Artırılması
  • Toprak Erozyonunun Azaltılması
  • Yabancı Ot Kontrolü
  • Hastalık Ve Zararlıların Kontrolü
  • İşgücünün değerlendirilmesi
  • Bitkisel üretimde ortaya çıkabilecek risklerin azaltılması

  • Toprak Verimliliğinin Korunması ve Artırılması

    Ekim nöbeti uygulamalarında yeşil gübreleme ve hasattan sonra arazide kök ve hasat artıkları şeklinde kalan organik maddeler toprağın humus (toprak üzerindeki bitkilerin yok olarak toprak altına geçmesi ve uzun yıllar beklemesiyle oluşan madde) yönünden zenginleşmesini sağlamaktadır. Organik tarımda, organik maddelerin parçalanma ve humik bileşiklerin oluşumunu doğal yollardan hızlandırma özelliğine sahip ürünler kullanılmalıdır. Biyolojik yoldan açığa çıkan besin maddelerinin ekim nöbetinde yer alan bitkiler tarafından en iyi şekilde kullanılması da verim artışını sağlayacaktır. Ayrıca ekim nöbetiyle besin maddelerinin birikmesini sağlayan bitkiler ile çok besin maddesi tüketen bitkiler ardı ardına getirilerek toprağın sömürülmesi önlenmekte, topraktaki bitki besin maddelerinin daha etkili kullanılması sağlanmaktadır.


    Toprak Erozyonunun Azaltılması

    Tek bir bitki yetiştirilen alanlarda yağışların ve rüzgarın etkisi sonucu oluşan erozyon ile toprak kayıpları artmakta, toprağın su tutma kapasitesi azalmakta ve toprak yapısı bozulmaktadır. Ancak ekim nöbetiyle kök ve toprak üstü yapıları farklı olan bitkilerin aynı arazide yetiştirilmesi toprakta aşınımı düşürmektedir. Ayrıca ekim nöbeti suyun toprağa sızma derecesini artırır, yüzey akışından doğan erozyonu önler ve suyun toprakta depolanmasını sağlar.


    Yabancı Ot Kontrolü

    Ekim nöbeti uygulamasında dikkat edilmesi gereken değişik kültür bitkilerinin gelişim seyrine uyabilen yabancı otların belirlenmesidir. Kökle üreyebilen çok yıllık yabancı bitkilerin (köygöçüren ve devetabanı) bir tarlada oranı arttığında uygulanan ekim nöbeti planı değiştirilmeli, yabancı otları yok etmek için yeni uygulamalara gidilmelidir. Plan yapılırken kültür bitkisinin toprağı gölgelendirme gücü, bitkinin ekimden önce ve hasadından sonra toprağın işlenebilirliği göz önüne alınmalıdır.


    Hastalık Ve Zararlıların Kontrolü

    Aynı arazide üst üste yetiştirilen kültür bitkileri toprakta belirli hastalık ve zararlıların oranını artırarak verimsiz olmasına neden olur. Düzenli bir ekim nöbetiyle hastalık ve zararlılar kontrol edilebilir. Hastalık ve zararlılara dayanıklı ya da hastalıkların ve zararlıların çoğalmasına olanak vermeyecek bitkilerin ekim nöbetinde yer alması bitkiyi ve toprağı koruyarak verimi artıracaktır. ABD’nin San Joaquin Vadisi’nde her yıl aynı mevsimde organik fasulye üretimi yapılması durumunda zararlı bir böcek olan Lygus sp, organik üretiminde uygulanan tüm tekniklerin uygulanmasına karşın önemli ürün kayıplarına neden olmuş ve bu zararlı problemin çözümü için ürün rotasyonuna gidilmiştir. Sebze üretimi yapılan alanlarda hububat türlerinin rotasyonu genel olarak önerilmektedir. Çünkü hububatlar, sebzelerde problem olan hastalık ve zararlıların bir çoğuna karşı dayanıklılık eğilimindedir.


    İşgücünün değerlendirilmesi

    Ekim nöbetinde yer alan farklı bitkiler yetiştirme süresindeki işgücünün örnek bir biçimde dağılmasını sağlar. Yıl içinde düzenli bir çalışma sağlanırken değişik zamanlarda yapılan ekim, bakım, hasat, harman gibi işlemler verimli bir şekilde aksamadan yürütülebilir.


    Bitkisel üretimde ortaya çıkabilecek risklerin azaltılması

    Bitkisel üretim doğal çevre koşullarının etkisi altında olduğundan üretici, doğal koşulların el verdiği oranlarda işgücü ve sermayesini üretime dönüştürebilir. Doğal üretim ve pazar koşulları ne kadar uygun olursa elde edilen gelir o kadar yüksek olacaktır. Ekim nöbetinde aynı yıl yetiştirilen kültür bitkileri, beklenmeyen olumsuz çevre ve pazar koşullarından farklı düzeylerde etkileneceğinden, ortaya çıkacak zarar minimum düzeyde olacaktır. Yetiştirilen bir üründen kazanç sağlanmasına karşın olumsuz çevre ve pazar koşullarından etkilenen diğer üründen zarar edilebilir. Ekim nöbetinde yer alan ürünlerin çeşitli olmasının bir başka yararı da tutarsız pazar koşullarına karşı seçenek sunmasıdır. Üretilen ürün, yeterli fiyatla satılmazsa üretici için bir hedef olmaktan çıkacaktır. Ancak ekim nöbeti uygulamaları ile bitkisel üretimde ortaya çıkabilecek risklerin azaltılması mümkün olacaktır. İşletmede aynı yıl içinde çeşitli ürünlerin yetiştirilmesi, üreticiye güvence yaratacaktır.

    Organik tarım ve ekim nöbeti uygulamaları; çevrenin korunması ve biyolojik dengenin sağlanması, toprak verimliliğinin artırılması ve toprağın verim gücünün korunması, sağlıklı, kaliteli ve yüksek ürünün alınması ve bu ürünlerin tüketiciler tarafından kullanımının özendirilmesi açısından önemlidir. Organik tarımda ekim nöbeti uygulamalarında dikkat edilecek bazı noktalar şunlardır azot tüketimi fazla olan kültür bitkileri (kolza, mısır, şekerpancarı, patates, pamuk) ile azot fikse etme özelliklerine sahip olan baklagiller (fasulye, nohut, mercimek, fiğ, burçak); Derin köklü kültür bitkileri (yonca, üçgül, kolza, şekerpancarı, pamuk vb.) ile yüzeysel köklü bitkiler (tahıllar); Su tüketimi fazla olan kültür bitkileri (çeltik, mısır, pamuk, şekerpancarı, yonca, yazlık sebzeler) su tüketimi daha az olan bitkilerle (arpa, buğday, baklagiller, patates); Yetiştirme döneminde yavaş gelişen kültür bitkileriyle hızlı gelişme özelliğinde olan bitkiler; Hasattan sonra bitki kalıntısı fazla olan bitkiler (baklagil yem bitkileri, tahıllar) ile kalıntısı az olan bitkiler (patates, şeker pancarı, soğan) ardı ardına yetiştirilmelidir. Hastalık ve zararlıların önlenmesinde konukçu olmayan bitkiler özellikle seçilmelidir. Hastalık ve zararlıların biyolojisi de dikkate alınarak ekim ve dikim zamanları erkene alınıp, bitkiler zarar periyodundan uzaklaştırılabilir. Bitkilerin çimlenme ve çıkışını hızlandırmak için ilk gelişme döneminde iyi bir bakım, düzenli sulama gibi kültürel işlemler yapılmalıdır.

    

    Yorum bırakın ya da katkıda bulunun ...
    İsim (gerekli)
    e-Mail (gerekli)
    Web Sitesi
    Yorumlarınız