Anasayfa Haberler Organik Tarım Hayvancılık Hibe & Destekler Tarım Politikaları Tarım Endüstrisi
Tags & Etiketler




10 Şubat 2009

Eylül 2008′de bahsi geçmiş bir olay… Tarım sektöründe bir açlık grevi… Kahramanımız Ordu Fındık Üreticileri Derneği Başkanı Zekeriya Kara… Konu ise hepimizin bildiği gibi FINDIK…

Dünya fındık ihracatında % 70 gibi bir rakamla zirvedeki yerini koruyan bir ülkenin fındık üreticileri derneği başkanının açlık grevi yapması ne kadar ironik değil mi? Ne kadar ironikse aslında bir o kadar da tepkisel dürtü, yani içten gelen samimi bir yaklaşım… Araştırmalarım sonucunda kendi vicdanımdan öte sizleri rahatlatacak o bilgi ne fındık üreticileri başkanına bir şey olduğu, ne de fındık üreticilerinin sıkıntılarının giderildiği.. Varolan her şey yerinde saymakta, çözüm önerileri bile getirilememekte…

Ortalama bir bilgiye ulaşma süresi kadar zaman harcayarak istenilen ülkenin ihracat bilgileri, ihracatı yapılacak ürünün özelliklerini ve hatta ürünün nerelerde kullanıldığı bulunabiliyor. Fındık, yoğun olarak Karadeniz Bölgesinde yetiştiriliyormuş, gerçi bunu ilköğretimdeki coğrafya derslerinden hatırlıyoruz, fakat 33 şehirde üretildiği ve 400bin ailenin ekmeğini kazandırdığı istenilen bilginin tarim.gov.tr’den çıktısı…

Merak ediyorum ve tarim.gov.tr’den biraz daha fındık çıktısı almak istiyorum ve şöyle bilgilerle karşılaşıyorum..

Mesela bahsi geçen 400bin ailenin 2milyon kişi olduğunu hesap etmişler, yani 2milyon farklı insanın ekmeği aslında fındıktan. Kabuğunun yakacak maddesi, bilhassa kontralit, sunta, yer muşambaları, plastik, boya, parlatma yağı v.s. v.b. gibi ürünlerin yapılmasında hammadde olarak kullanılması dikkatimi çeken en önemli ayrıntılardan. Aslında dikkatimi çeken en önemli ayrıntı şuydu, anlaşılır olsun diye alt alta vereceğim…

“Yıllardan beri ülkemizin geleneksel ihraç ürünlerinden olan fındıkta,

1995 yılında 185 bin ton iç fındık ihraç edilerek 590 milyon dolar,
1996 yılında 143 bin ton iç fındık ihraç edilerek 443 milyon dolar,
1997 yılında 138 bin ton, iç fındık ihraç edilerek 621 milyon dolar,
1998 yılında 137 bin ton iç fındık ihraç edilerek 579 milyon dolar,
1999 yılında 121 ton iç fındık ihraç edilerek 443 milyon dolar,
2000 yılında 112 bin ton iç fındık ihraç edilerek 367 milyon dolar,
2001 yılında ise 174 bin ton iç fındık ihraç edilerek 485 milyon dolar döviz girdisi sağlanmıştır.
(2001′den sonraki bilgiler yaklaşık olarak farklı olmayan rakamlar)”

Konu başlığının ana fikrine biraz yaklaşır gibi oluyorum tarım bakanlığının resmi internet sitesindeki şu ifadelerle;

“Dünya fındık üretiminde ilk sırada yer alan ülkemiz dünya üretiminin yaklaşık % 70′ni oluşturmaktadır. Ülkemizdeki dikim alanlarındaki artışa paralel olarak üretimde meydana gelen artış ve özellikle İtalya ve İspanya’ nın üretimi artırması Dünya fındık üretimini artırır iken tüketimde çok fazla artış olmaması (Gelişmiş ülkelerde nüfus artışı negatif olmaktadır) bazı yıllar ülkemizde büyük miktarda fındık stoklarının oluşmasına neden olmakta ve ülke ekonomisi bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.”

Dışarıya milyon dolarlar ile ifade edilen rakamlarla gönderilen, dışarıda bu kadar tüketilebilen, daha doğrusu hammade olarak kullanılan bir ürünün dünyada söz sahibi konumundaki ülkenin insanları fındık tüketmiyor. Dünyanın en iyi fındığını ürettiğimiz halde stok fazlası oluşuyor ve fındık üreticinin elinde kalıyor. Hadi tüketmeyi geçtim doğru düzgün hammadde olarak bile kullanamıyoruz. Belirlenen fındık fiyatı geyiğine de hiç değinmeyeceğim.

***

Tarih Şubat 2009, aradan tam 5 ay geçmiş, Ordu Fındık Üreticileri Derneği Başkanı Zekeriya Kara, fındık fiyatının yeniden gözden geçirilmesi, pazarlama imkanların artırılması gibi yıllardır hayata geçirilmeyen uygulamaların yapılması ve üreticinin içine çekildiği tefecilik sisteminin devlet eli ile ortadan kaldırılmasına dikkat çekmek için halen açlık grevinde…

Türkiye’de fındık üreticileri için kurulan ilk sivil toplum kuruluşu olan ve Türkiye’de fındık üreticileri ile ilgili ilk sivil toplum kuruluşunu kuran Ordu Fındık Üreticileri Derneği Başkanı Zekeriya Kara’nın amacı fındık fiyatının yeniden gözden geçirilmesi, pazarlama imkânların artırılması gibi yıllardır hayata geçirilmeyen uygulamaların yapılması ve üreticinin Avrupa’dan başlayarak içine çekildiği tefecilik sisteminin devlet eli ile ortadan kaldırılmasını sağlamak olduğunu söylemiş.

Yani günümüz hükümetinden bir beklenti var fakat çaresizce…

Ve yine günümüz hükümetine bir mesajı da var;

“Sadece düşüncelerimi ifade ediyorum. Ben fındık üreticisi vursun yıksın demiyorum, buna karşıyım. Bunu da yapacak güçteyiz ama Karadeniz insanı terbiye görmüş insanlardır. Karadeniz insanı devletine karşı terbiyelidir. İstesek bunu da yaparız bunu yapacak gücümüz var. İstesek üreticiyi sömüren sömürgecilerin Ordu’daki uzantılarını bir gecede keseriz. Bunu yaparız ama biz Karadeniz insanı terbiye görmüş insanlarız. Ama bizi bu durumlara düşürenler terbiyesiz asıl. İstesek biz bunu yaparız ama yapmayacağız. Karadeniz insanı kimseye zarar vermez kendini ancak ilhak eder. Bunun için açlık grevine gideceğiz.”

***

Ordu’daki 100 bin üreticiden 10 bin kadarının borcunu ödeyemez durumda olduğunu belirten Kara, “Yarın intiharlar artarsa şaşırmamak lazım, bu gayet doğal. Karadeniz insanı gururludur, biri bizden borcunu istediğinde başımızı önümüze eğer uyku uyuyamayız. Bunun için haklarımızı, geleceğimizi düşünerek açlık grevine gitme kararı aldım. Ölünceye kadar da bundan vazgeçmeyeceğim. Ölünceye kadar ya da devletin kurumları tarafından gerçekten ikna edilene kadar. İnanıyorum ki açlık grevi yaptığım yerde yalnız olmayacağım, diğer üreticiler de bana katılacak. İyi düşünsünler ve bu verilen fındık fiyatını geri alsınlar.” gibi beyanatlara da sahip…

Ayrıca fındıkta geçen seneki fiyatın da kalmadığını dile getiren Kara, “Türkiye’de hangi fiyat geri geldi ki fındığın fiyatı geri geliyor? Benim gübrem mi ucuzladı, işçim mi ucuzladı, hangisi oldu? Fındık çok oldu diye ölelim mi? Ne yapalım bu şartlarda gidip devletin kurumlarına mı saldıralım? O da bize yakışmıyor, yazık değil mi? O zaman açlık grevine gideceğiz. Belki bu sayede Türkiye’de tarımın makus talihini değiştirebiliriz. Başlarını önlerine eğsin düşünsünler, yarın çok kötü bir durumla karşılaşabiliriz. Bizim bu feryatlarımızı çok iyi değerlendirsinler. Bakın yarın çok kötü bir durum ile karşılaşabiliriz, insanları kontrol edemeyecek bir durumla karşılaşabiliriz. Bu kötü sonu engellesinler. Düşünsünler, kimseyi tehdit değil ama uyarıyorum, bu kararı geri alsınlar.” şeklinde aslında tehdit olmayan uyarılara da sahip.

Bizler tarımgazetesi.org ekibi olarak Ordu Fındık Üreticileri Derneği Başkanı Zekeriya Kara’nın sonuna kadar yanında ve destekçisiyiz. 2009 da bu tür sıkıntıların yaşanmaması ve üreticiye hakettiğinin verilmesi dileklerimizle…



Yorum bırakın ya da katkıda bulunun ...
İsim (gerekli)
e-Mail (gerekli)
Web Sitesi
Yorumlarınız